Seyir Defteri - 26 Ekim 2008 (26 Ekim veya Zamanın Kırılma Noktası)
26 Ekim
veya
Zamanın Kırılma Noktası
İnsan, doğduğu günde ne kadar sevinir?
Bilmiyorum... Artık unuttum! Fakat, doğduğum gün, "ben doğdum diye" sevinenler olduğu için seviniyorum.
Bu, harika bir duygu; yani sen doğdun diye birilerinin seviniyor olması...
Elbette yaşadınız sizler de, ama hepinize daha da çoklarını yaşamanızı diliyorum.


İnsanın kendi elinde olmayan iki tane tarih var ki, insan yine bu iki tarih arasından sorumlu: Doğduğun gün ve öldüğün gün!
Tanımla deseler; "şaşkınlığın doruk noktası" derim bu gün için!..



İnsanın kırılma noktaları vardır, zamanın kırılma noktaları vardır!..
Bazen de kâinatın koca bir odun gibi sırtında kırıldığını hissedersin, tam da en mutlu olduğunu sandığın gecenin sabahına karşı;
İçinin ilk yanışını hissedersin yine aynı saatte, ilk acemi çığlığını, ilk sıcak gözyaşını...


Bir balığın nasıl zıpkın yediğini iyice biliyorum ben; ve nasıl çaresizlikle kıvrıldığını acısının üstüne doğru!..
Vurulmuş bir balık olmanın en tuhaf yanı ise;
..gözyaşının o la ma ma sı !
Bilmez kimse çünkü, bilse göremez, görse anlayamaz, anlasa söyleyemez, söylese dinletemez kendini:
Bir balık ağlayamıyor mudur, yoksa içinde mi yüzüyordur gözyaşlarının?..



Bir sofra konmuştur önüne, evet tatlıdır ama her lokmanın üzerinde hançer tadında biberler!..
Pastanın üzerinde saksı biberleri; doğumun üstünde ölüm haberleri; gülümseyen yanaklardan süzülen gözyaşları!..


Sanki doğduğum günden beri biliyordum, ne kadar çok işim olduğunu...
Ve biliyordum bir balkabağının kılıçlarla soyulduğunu!..
.....
Bilmediğim veya unuttuğum; bir insanın doğduğu günde ne kadar sevindiği?
Fakat, doğduğum gün, "ben doğdum diye" sevinenler olduğu için gerçekten seviniyorum.
Bu, harika bir duygu, çünkü tersi de olabilirdi!


İşte okuduğunuz yazıyı bunun için yazdım.
Telefon mesaj kutuma, Ziyaretçi Defterimize veya elektronik postalarıma gelen (ve gelecek) doğumgünü tebrik mesajları burada toplansın diye...
.....
Ve her birinize çok teşekkür ediyorum; yıllardır beni anlamayı seçtiğiniz için, yazdıklarımı anlamlı kıldığınız için, bu uzun yolculuğumda beni yalnız bırakmadığınız için, ve hatta vâr olduğunuz için ve yâr olduğunuz için...
Bana verdiklerinizin, kişiliğime kazandırdıklarınızın kat ve kat fazlasını sizler için diliyorum...
.....
Özet olarak; kalbimdesiniz, dualarımdasınız...
Sevgimle...
M:)
--------------------
İ L A V E :
Bu yazının yorumlarının 27.sinde (3. sayfada) bahsettiğim bir fidan vardı ya... Uzun zamandır peşinde olduğum "İSTANBUL HURMASI" fidanı, yani... İşte onu dikerken çekilen resmim!..
Eklemesek olur muydu hiç bu yazının altına; öyle değil mi?

Aşağıda ise; yanında durduğum (ve arkamda kalanlarla toplam üç tane) ladin çamını da yine 26 Ekim'de dikmiştim, yıllar önce. Şimdi epey büyüdüler. Onları toprağa dikerken çekilmiş resimleri de bulursam, onları da eklerim buraya...

| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Geç kalmışlığın mahcubiyeti mi diyeyim, kaçırmışlığın hüznü mü?.. Bilemiyorum...
Yeni yaşınız hayırlı olsun...
Hani bilseydik yaşınızı, ebced harfleriyle boğuşur, hediye kabilinden bir de tarih düşerdik ama... Belirtilmediği için hayırlı, mutlu, bereketli nice seneler temennileriyle yetiniyoruz...
Rabbim kaleminize kuvvet versin, ve bundan sonraki yaşamınızda da velüt bir şahsiyet olasınız inşallah...
Sevgilerle...
ZİŞAN
AKROSTİŞ
Mahbub oldun bize candan,
Uzaklıklar elbet fâni...
Ankara'dan, yahut Van'dan,
Muhabbete yoktur mâni...
Masal gibi bir diyârda,
Erişelim vuslata biz...
Renk renk güller açar nârda,
Erir benlik, kalmaz bir iz...
Râyihanla kokar yerin,
Kimler duyar, kimler gelir?..
Usârendir her eserin,
Lezzetini tadan bilir...
KARANFİL
Sevgilerle... :-)
Biraz geç oldu, ama iyi ki doğdunuz. İyi ki varsınız...
Allah yaşamınız boyunca yolundan ayırmasın inşallah...
Burçlarla ne kadar ilgilisiniz, ne kadar biliyorsunuz bilmiyorum ama ben de bir akrebim...
ÇİĞDEM/Tiran
Ş.
Sakın ola kibirlenme!
Süslü, renkli uçurtmaları yükseklerde tutup bulutlarla yarıştıran kendileri değil; bağlı oldukları iplerdir! Rüzgâra kanıp ipini bırakma! Yele veren; yaban ele vermiş olur kendini!..
KÜÇÜKDEDEN
Mesela benim aklıma, doğum günü hikayeleri anlatılırken; Muammer abinin bir önceki yaşına kalkanla girdiği hikayesi gelir...
Pasta yerine kalkan balığını tercih etmiş:D
Ne kadar manidar...
Acaba bu sene de kılıç balığı mı? diye ister istemez düşünüyor insan...
Ama doğruya doğru;
bazıları on üçünde ihtiyar, bazıları kırk beşinde bahtiyar...
90'LIK DEDEME HALALARDAN BİRİ DEMİŞ Kİ;
MEHMED AĞA SEN ÇOK YAŞADIN, ÇOK GÖRDÜN...
-DAHA NE GÖRDÜK HAY OĞUL DEMİŞ...
Benimki de laf...
Muammer abi daha ne gördü ki...
:D:D:D
Sonunda beni de biri beğendi, yakında evleniyorum da; başıma vurdu, sevinçtem ne diyeceğimi bilemiyorum!
DAĞ KÖYLÜSÜ İNSAN HATİCE
Sevdiklerinle sağlıklı, hayırlı, uzun ömür diliyorum (doğum gununu msn ye gelen e-mail den öğrendim, kusura bakma abi biraz geç oldu ama :-) )
ADIYAMANLI AYŞE
Güller dalında kalır
Yıldızlar yerinde durur mu sandın.
Yarın dediğin, bu günün ertesi
Gülün soluşuna bir adım yakın.
Sular hep;
Son kez akar köprülerin altından
Köprüler hep;
Son kez bakar
Akan sulara...
Her sabah
Yeni bir bebek doğurur şafak
Her akşam defneder
Kızıl bir kefenle karanlıklara...
Sen hâlâ
Bir yarın tutturmuş, taşırsın
Belki de
Hiç nasip bile olmayacak
Keyfini yarınlara...
Yarın dediğin, bu günün ertesi
Gülün soluşuna bir adım yakın...
Güller dalında kalır
Yıldızlar yerinde sayar mı sandın?
Keyfince naz etmelerin sırası değil
Kaşla göz arasındayken
Ölüm keyfini bekler mi sandın...
Tut ki
Bir gün daha uzadı ömrün
Gül solar;
Gönüller solmaz mı sandın?..
Sultan Yürük
...
Sanırım bir kırılma noktası da bu şiirimin içerisinde barınıyor...
...
Gül idik; bir tomurcukken açıldık, solmaya vakit var mı bilmeden, bu günleri de gördük elhamdülillah...
...
Aileniz, sevdikleriniz ve sevenlerinizle birlikte, sağlık ve afiyetler içinde tekrar nice yıllara inşallah sevgili Muammer Erkul.
...
50 inci mesaj da bizden bizden olsun istedim.
Ahirette de Yüce Rabbim cennetinde buluştursun dileklerimle...
Saygım ve dualarımla selamlar...
SULTAN YÜRÜK
Kara gözlerin ve gülümseyen yüzünle,,,
her zaman neşe saçan adam... Koca yüreğinde deli dolu sevdalar barındıran yüreği koca adam...
Doğum günün kutlu olsun... Hep mutlu ol, hep gül, hep oyna:-)))
MELİKE
Sevdiklerinle beraber...
O kadar güzel mesajlar almışsın ki, bu kadar sevilmek insanın ömrünü uzatır herhalde...
Gerçi uzatmasa da, yaşarken böyle bir sevgi yumağına sahip olduğunu bilmek yeter de artar zaten...
Sevgiler kere sevgiler...
Mutlu Yıllar...
YASEMİN
Bazen de kâinatın koca bir odun gibi sırtında kırıldığını hissedersin, tam da en mutlu olduğunu sandığın gecenin sabahına karşı;
İçinin ilk yanışını hissedersin yine aynı saatte, ilk acemi çığlığını, ilk sıcak gözyaşını...
Bir âlimin ölümü alemin ölümü gibidir...
Işık olmazsa göz görür mü... Karanlık ve tehlikeli tuzaklarla dolu olan ahiret yolculuğunda bu tuzakları bilen bir mübarek zât elimizden tutmazsa, bir ışık olmazsa bu meşakkatli, karanlık, tehlikelerle dolu olan yolculukta yürümek mümkün mü?... Allahü teala kime Işık nasib ederse çok şükretmesi lazımdır, ki bu çok büyük bir şanstır.
Buyurmuşlardı ki; "Kişi sevdiğiyle beraberdir diye çok müjdeler var. İnşallah dünyada beraber olduğumuz gibi cennettede hep beraber oluruz".
Allahü teala şefaatine kavuştursun inşallah.
Yeni yaşınız hayırlara vesile olur inşallah. Allahü tealaya emanet olunuz efendim.
GELİNCİK
Doğum günün kutlu olsuuunn...
Nasıl atladım bilmiyorum. Oysa aklımdaydı...
[Haftasonu girdiği için sanırım]
Babaanne olmak zor iş zorrr!
Bu arada önemli bir ricam olacak. Senin hayatın doğduğun günden şu maili okuduğun ana kadar. Yollarsan sevinirim. :-)
[Nasıl yanı Fahriye abla, 94'ten beri yazıyorum ve www.muammererkul.com adresinrde topluyoruz ya işte... Yazdıklarım hayatım işte, yarısına yaklaştık yaza yaza biter beş on yıla kadar! :-) ]
FAHRİYE ERDOĞAN
Mutluluklar sizi sarsın hiç yakanızı bırakmasın...
Sağlıklı huzur dolu bir ömür temennisiyle.
ALLAHIN RAHMETİ üzerinize olsun...
.....
Siteye giremiyordum, hastanede biraz istirahat ettim, zoraki bir istirahat oldu gerçi...
Merak ettim siteyi; son konuşulanlar nelerdi acaba diye zorladım nacizane aklımı. Dedim ki kendime TEBESSÜMler vardır gönülden çağlayıp içleri ısıtan :-)) Nasıl haber aldıysa. Can yoldaşım SERKAN;
"Var mı bir isteğin abi" dedi.
Şu oldu ağzımdan çıkan ilk cümle:
"İnternete girer misin (MUAMMER ERKUL) isimli bir site var, bak bakalım ne olup bitmiş?.."
Şaşkınlığını üstünden atamadı.
Ertesi gün gelemedi. Telefonla anlattı olup bitenleri, sağ olsun...
Hastaneden çıkar çıkmaz da bunları yazıyorum...:-)
LEVENT KERVAN
Sanma ki sevilmeler bitmez!
Sanma ki, seni başlarının üstüne kaldıranlar, hiç bırakmazlar!..
Şimdi sen;
Kondurulduğun yerde, sırtın ve dirseklerin her kaşındığında sanıyorsun ki; kanatların çıkacak!
Hülyalara dalma, gözünü aç!
İstidrac kabı keramet kâsesine benzer...
Biri insanlık için şifa, biriyse içeni öldüren zehirdir!
Bu günlük bu kadar yeter!
KÜÇÜKDEDEN
ŞİFA
Şimdi sevinçle titriyor mu için?
Ve diyor musun; beni ne kadar da çok seviyorlar?..
Kalbine dön, iyice bak ve şunu anla:
Kırk sayfa sevgi yerine kırk sayfa sövgü olsaydı burada… Kırk kişi seviyor olacağına kırk kişi yerseydi seni, değişecek idiyse yüreğinin çarpıntısı, demek ki iyi adam olamamışsın!
…..
Yetmedi mi, daha da nasihat mi istiyorsun? Peki, ama iyi dinle!
Hayvan da taşınsa, insan da taşınsa vagonlarında, tren trendir… Düğüne gidenler de binse, ölüme gidenler de binse tren yine trendir…
Fakat trenler;
..rayından çıkmadığı sürece yol alır!
KÜÇÜKDEDEN
Balküpüm; biliyorsunuz değil mi benim kavanozumu ne kadar tatlandırdığını zı?
:-)hep var kalasınız...
Sevgiler kere sevgiler:-)))
ŞEKERKAVANOZU
Vakit gece.
Sen burdasın.
Ben de...
Üşüyorum.
Kime ne?
Bana.
Ne yaşayacağını bilmemesi bir nimet değil mi insan için...
Zorlanıyorum.
Seni görünce
gülüyorum.
Başarırsın sen diyorum.
Bana kendime güvenmeyi öğretene teşekkür,
onu Yaratan'a şükür diyorum.
Seni
çok
seviyorum.
:-)
AYŞE (Ankara)
ŞAHİKA ATEŞ
HABİBE
Hayırlarla nice senelere...
NACİYE
AYŞE ile ZEYNEP'cik
GÜSTAN :D
YILDIZ SEÇEN
ANNESİ & TUBA NUR
MEHTAP
Bütün güzel dileklerinin kabul olması dileğiyle...
RUHAN ŞENBAKAN
.....
Bi de, gene gözlerimden yağmurlar boşalıyor, seni -hem de istediğimiz gibi- sevmemize izin verdiğin için sana çok ama çoook teşekkürler güzeller güzeli adam...
.....
Sabah sabah, hem deli gibi gülüyorum, hem deli gibi ağlıyorum...
FATMA
Bir göl;
"Ben su tutmam. Çevremdekileri sulamam" diyorsa, nasıl "göl" olur adı...
.....
Veya su tutmayan, susuzları kandırmayan o göl, neden var?..
.....
Yahut bir kova;
"Su taşımam" diyorsa... Bir bardak;
"Ben suyla dolmam" diyorsa!..
Bir bıçak;
"Ben dilimlemem ekmeği. Soymam elmanın kabuğunu" diyorsa, nasıl adı "bıçak" olur...
Veya ekmeği kesmeyen, meyveyi soymayan bıçak, neden var?..
.....
Yahut çekiç: "Çakmam, kırmam, vurmam" diyorsa... Bir çivi;
"Ben çakılmam" diyorsa!..
Bir kamyon;
"Yüklenirsem yorulurum" diyorsa, o nasıl "kamyon" olur...
Veya işten üşenen, yük çekmeyen bir kamyon, neden var?..
.....
Yahut bir minibüs, insanlardan hazzetmiyorsa... Bir otobüs;
"Yolcu taşımam" diyorsa!..
Bir ağaç meyve vermiyorsa, gölge yapmıyorsa, boy uzatmıyorsa...
Bir saksı toprak tutmuyorsa, çiçek büyütmüyorsa...
Bir çiçek açmıyorsa renk renk, biçim biçim ve kokular içinde...
Nasıl "ağaç" olur, nasıl "saksı" olur, nasıl "çiçek" olur adları?..
Arnavutkaldırım ı döşeli şu yolda, basılmadık bir karış yer bırakmamış olan ökçeler; çekildikçe birbirine dokunan tespih taneleri gibi tane tane, tek tek dokunuyorsa her sabahın ilk aydınlığında sokağın alacakara taşlarına...
..daha doğrusu, dokunmuyorsa;
tadı mı olur esnaflığın?..
.....
Ve tebessümlerin, selamların...
"Uğurlar ola"ların, "pazar ola"ların, "hayrola"ların bereketi mi olur?..
Bizler, birer "rüya"yız birbirimize...
Ben, seni hayra yormasaydım, tadı mı olurdu rüyaların?
Ve sen beni hayra yormasaydın;
Kâbus olmaz mıydı bu hayat?..
Makas neden var? İğne neden var?..
Masa, sandalye neden var?
Yatak, yorgan, yastık neden var?
Duvarlar, odalar, pencereler; çatı ve bacalar neden var?
Velhasıl, insanlar neden var; sunulacak iyilikler-güzellikler yok ise avuçlarında?..
Bizler eğer birer rüyaysak biri birimize; hadi, hayra yor beni. Seni hayra yorduğum kadar...
Ve düşünüp durma artık; gör, dokun, kokla, solu, tat hatta... Lakin bil artık; ne, neden var çevrende?
Bizler, neden varız?
Ben neden varım...
Ve hatta sen?..
Muammer Erkul
...
Sevgiler bıraktım...
Dualarımla selamlar...
SULTAN YÜRÜK
"İyi ki doğmuş olmak, iyi ki doğmuş olduğunuzun söylenmesidir... Ama başkaları tarafından...
Sizin ölümünüzün ardından.."
Şimdi bu hatırlama sırası size geldi:-)...
Hatırlattıkları n için...
Çok yaşa sen abicim...
Saadet-i dareyn olsun tüm hayatın...
Vesselam...
HALİDE
ASLI
Şu an aklıma geldi şu anki durum:
Ve durum şu:
Yıllardır peşinde olduğum bir fidan vardı. Uygun bir kök tutturulması ve aşı yapılması lazım geldiğinden zaman ve takip ve biraz da naz çekmek istiyordu...
Akçakoca tarafından geldi sonunda bir torba içinde, köklü olarak (iki hafta kadar önce) üç karış boyunda bir aşı...
Önceki akşam buraya geldik birlikte...
Biraz sonra, İstanbul'a doğru yola çıkmadan onu dikeceğim ama...
Şimdi aklıma ismi geldi, ne fidanı olduğu yani...
Artık bahçede bir İSTANBUL HURMASI olacak, hem de 26 Ekim'de dikilmiş...
Nasıl da denk geldi...
Ben olmasam da su verin fidanımıza, büyüsün, turuncu güzel meyveler versin...
Sevgiyle gülümsesin dünyaya ve insanlara...
MUAMMER
Şişe Cam Fabrikası'nın arkasında, pencereleri hariç her yeri sarmaşıklarla kaplı olan hastane binasının kapısı önünde durduk.
Görevli niye geldiğimizi sordu.
Beşinci yaşındaki küçük kardeşim ağlayarak içini döktü:
"Annem bize erkek bi kardeş almış, beni artık sevmezlermiş!.." Dedi.
Kapıdaki adam kardeşimin yeşil gözlerinden süzülen yaşlarını sildi, sarı saçlarını okşadı ve gülümseyerek bizi içeri aldı...
Karşımdaki yatakta annemi ve yanında yatan saçsız bebeği gördüm.
"Kardeşim mi?" Dedim.
"Evet" Dedi.
(Sanırım onu, endişe ettiği kadar güzel bulamayınca kızkardeşim de ağlamayı kesmişti...)
İşte o gün (26 Ekim) bu günkü tarihti...
Nur içinde yat anneciğim.
İyi ki doğdun güzel kardeşim...
MAKBULE
Y.SEÇEN
EBRU
SULTAN GÜL
*Bize bu kadar güzel yazılar yazacaktı?
*Aşklarımızı bile bizden daha güzel cümlelerle anlatacaktı?
*Bize kedilerle, köpeklerle, kazlarla, kaplumbağalarla ve diğer tüm hayvancıklarla ilgili bir sürü güzel ve komik olay anlatacaktı?
*Birçok kez kızsa bile bize hiç sırtını dönmeyecekti?
*Tek bir faydalı kelime öğrenebilmemiz için sürekli çalışacak çalışacak ve yine çalışacaktı?
*Sağlığını hiçe sayıp kendini Allah için insanlara adayacaktı?
*Herkese Beykoz'u tanıtacaktı?
*Hiçbir fotoğrafını beğenmeyip de kendisinin daha yakışıklı olduğunu iddia edecekti? (Yok bunu yapmadı, ben uydurdum şimdi :-) )
*Türkiye ekonomisine, bu kadar balık-ekmek yiyerek onca katkıda bulunacaktı?
*Kim bu kadar çok gezecekti ve gördüğü yerleri bize anlatacaktı?
*Kimin kestaneli pastasına bu kadar çok mum dikecektik? :-)
*Kim ama kim bizi bu kadar çok sevecekti ve biz kimi bu kadar çok sevecektik?
Daha o kadar çok "kim"li cümle geliyor ki aklıma... Fakat daha fazla uzatmayalım yazıyı. Nice senelere efendim, iyi ki doğmuşsunuz...
GÜLSÜM KAĞIT
Şimdi biz bu sayfalara bir şeyler yazabiliyorsak;
Evet; Türkiye Gazetesi'nde de güzel köşe yazılarını okuyabiliyorsak ...
"Sitemiz" sayesinde, birbirlerimizin acılarını ve sevinçlerini paylaşabiliyors ak...
Ve o "müptelası" olduğumuz sitemizi açtığımızda, yaşlanmayan, acıkmayan, kızmayan, saç ve sakalları hiç uzamayan ve sıcak tebessümüyle bizlere "Merhaba" diyen, bir dost ile karşılaşabiliyo rsak...
Ve de; nice güzelliklere ve iklimlere yelken açmamızı sağlayan, bizlere "pusula" ve "yol levhası" olan, enfes yazılarıyla, karanlıklardan aydınlıklara yol bulabiliyorsak! ...
Bilin ki "Muammer Erkul" diye birisi doğmuş bu gün... Ama ne kadar yıl önce onu bilemem... (Biliyorum da söylemem...)
İyi ki doğmuşsun be Abi...
.....
"MUAMMER ERKUL'A"
Sevgi anlatılmaz, yaşanır derler,
Nefisten sevmekse, her kulun işi.
Gönülde yeşerir, gerçek sevgiler,
Nakşetmek, Muammer Erkul'un işi...
Gerçek sevgi Allah için olandır,
Gerçek aşık, hakikati bulandır,
İhlas ile olmaz ise sevgiler,
Hem vallahi, hem billahi yalandır.
Helal olsun aşk adamı Erkul'a,
Aşkı bilmek nasip olmaz her kula
Sever ise bir kulunu Rab'bimiz;
Tanıtırmış, çok sevdiği bir kula!..
Kadir Çetin/Nazilli/Şubat-08
...
Çok sevdiğim, ağabeyim, sevgili dost, güçlü ve güzel yazar, çizer, yüzünden tebessümü hiç eksik olmayan, yüreği sevgiyle dolu ve paylaşan, köşe yazarı, kitapları olan, biricik insan Muammer Erkul'a sevgi ve saygılarımla...
Doğum günün kutlu olsun...
KADİR ÇETİN
Eğer bi kaldır; siteye bilem zor uğrarım... :sad:
...
:-)
İşşte şimdi kendimi "karanfil" gibi hissedebilirim... Çünkü ismim abiciğim gibi bir makam tarafından tescillendi... :-))) Artık çoook daha fazla seviyorum ismimi... :-)
Nufüs kâğıdımdan da mı değiştirsem naapsam... :-)))
KARANFİL
Evinin önüne kılıç kalkan ekibi gelecek ve yeni bir güne kılıç kalkan sesleriyle uyanacaksın. O sesleri duyunca "hayrlara karşı gelsin inşallah" deyip yatağından fırlayacaksın.:-))) Kılıç kalkan ekibinin önünde ben olacağım. Günün mana ve önemini anlatan bir konuşma yapıp,"Muammer sen iyi ki doğmuşun yahu" diyeceğim.:-)
Ayrıca bu sene pastaya kaç mum dikeceğimizin geniş bir özetini anlatacağım eşe dosta:-)))
Doğum günün kutlu olsun, iyi ki doğdun iyi ki varsın yani:-) Sen olmasan beni terlikle kim kovalardı ama, öyle değil mi?:-)))
AKIN
Sene devrini yaptı...
Takvim yaprakları eksilirken... Geride bırakılan kilometre taşları çoğaldı...
Ekim 26'sını gösterdi...
Dünya'ya gelmenize vesile muhterem anne ve babacığınıza...
ceddinize...
Sizi yetiştiren muhterem dedenizden
tüm hocalarınıza...
Okuduğunuz kitapları yazanlara size tanıştıranlara...
Yüce Rabb; gani gani rahmet mağfiret bereket iki cihanda da azizlik ihsan eylesin...
Sizde Muammer ismini bulunduran yüce Rabb ömrünüzü de muammer eylesin... Sevdiği kullar arasına isminizi "KUL" olarak kayt eylesin...
Sevgilisi olma mertebesi Peygamberimizin kevseri başında "ER" eylesin...
Ömrünüz boyunca evlatlarınızın sevdiklerinizin lezzetlerini size sevinç eylesin...
Yeni yaşınızı mubarek eylesin...
Doğduğunuz gün kutlu ve mutlu olsun...
Size samimi olarak söyliyeyim... Siz benim hayatımdaki dönüm noktalarındansı nız...
Ve daha ne diyebilirim ki?..
Ve Ekim 26'yı bir tek size diyebilirim ve tek siz anlayabilirsini z, demek isteyip de söyleyemedikler imi...
Ekim 26 bir sır...
Benim bittiğim gün doğduğum gün... Kaybettiğim ve dahi kavuştuğum gün...
Ekim 26... Bir kılınçın kınından sıyrılışı... dünya esaretinden kurtuluşu... alimin gidişi... alemin bitişi...
Rabbim Yaptıkları hizmetleri kendi ikramıyla şereflendirsin... Onların ve onları yetiştiren mübarek pek şerefli silsilenin her an derecelerini yükseltsin... Bizleri de şefaatlerine kavuştursun... Bıraktıkları eserlerin.. Esiri olmayı, anlama mertebesine ulaşmayı nasip eylesin...
Eyüp sırtlarına giderseniz... bizlerin de selamlarını iletiniz...
Onların bu fani dünyada yaşadığını öğrenmiş olmak dahi bizim için bir şeref... Onların isimlerini teleffuz etmiş olmaktan... Onların ve yetiştirdikleri nin isimlerini bizlere ulaştıran siz abilerimle tanışmış olmaktan dolayı Rabbime daim hamd makamındayım...
Dua ve dua ve dahi nasihatleri eksik etmeyin bizlerden...
Sevgim ve Hurmetle...
MUSTAFA METİN TAMER "Bir ömür talebe"
Turgutlu/Manisa
Top oynadım, açıktım..."
Çocukluğun bu kısımlarının hala yakamızdan tuttuğu vakitlerde okumuştum Sen İstanbul Olsaydın'ı...
Tüm yazılarınız birbirinden değerli bizim için... Ama Sen İstanbul Olsaydın farklı...
Büyüyen her yaşımla birlikte farklı anlamlar yükledim yazıya. Yol aldım, kendimce...
Ve vardığım son durak aslında bîhaber olduğum yola ilk çıktığım, yolumu aydınlatan ilk durakmış.
Bu yazınıza dair ne yazsam az kalır, aciz kalır...
Bu sebeple ekte bir dosya var söylenebilecek en güzel sözlerin söylendiği, sizde de vardır ama ben bir şey yazmamak adına [ki iyi ki yazmadım :-)] onu gönderiyorum çünkü "kelâm-ı kibar, kibârı kelâmest" demişler...
Hem de yarın Ekim'in 26'sı, hüzünlüsü...
Allah-u Teala'ya emanet olunuz.
T. KARABEY
Yorum yazayım dedim, beğenmedim...
"Sen İstenbul olsaydın" çok yakışmış 26 Ekim'e...
:-)
İyi ki varsın!.. :-)
Ş.A.
GÜLSÜM
HİCRAN SEÇKİN
Yaş gününüzü tebrik eder, bütün yakınlarınızla ve sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve hayırlı nice mutlulukları idrak etmenizi dilerim.
NUH ALBAYRAK
(Türkiye Gazetesi Genel Yayın Müdürü)
İyi ki doğdun :*
MELİKE
Nice mutlu yıllara!
Doğum gününüz kutlu olsun.
İyi ki varsınız!.. :-)
ŞAHİKA
Bir de; "Sen İstanbul Olsaydın"ın altına yazamadığım şeyler için yazıyorum... :-)
Ben yazayım da, sen kırparsan kırp...
:-)
Yarın gerçi ama doğum günün kutlu olsun abiciğim. Söylemeseydin de, biz gece 12.00'den sonra başlardık kapını çalmaya... :-) Evinin kapısını çalamazsak da n'olmuş yani, gönlünün kapısını da mı çalamayız?.. Hem de gümbür gümbür çalarız... :-)
Bu yılın başında yaşın 18'di... (Hatırlatayım da, birbirini tutmayan bir cevap vermeyesin meraklılara... :-)
Bir de şu güzelim resimlerin yok mu, çok yanıltıyor bilmeyenleri... Senin nerdeyse yarı yaşında olup da, "şu çocuğun yazıları..." diye bahsedenlere şahidim...:-) Ama biraz da kızıp, düzeltiyorum hemen (buna da sen kızacaksın belki:-)...
O sizden büyüktür, deyince "YAAAAA?!.." deyip bir daha, bir daha bakıyorlar resmine...
:-)))
Nice nice birbirinden güzel yıllara inşallah... Ama en büyük dileğimse, "benden sonraya kalman"... :-)
Bu dileğimin sebebi anlaşılır sanırım ama, sevilenlerin olmadığı yerin ne kıymeti olur ki?..
Herkese sevgiler, selamlar... :-)
KARANFİL
Sonsuz alemde hep beraber yaşarız inşallah sevgili Karanfil.
Bak ben de Karanfil dedim :-)))
Resim konusuna gelince benim kadar resmi yayınlanan var mı yahu şu yazarlar arasında. Kim isterse istediği resmime bakıyor... Ben siteye her ay bir kaç tane yeni çekilmiş resmimi koyuyorum; elime bir davul geçirdikçe, kaplumbağa yavrularını yakaladıkça, herhangi bir geziye gitikçe...
Ayrıca Türkiye Çocuk Dergisi'nde yılda 12 tane 4 sayfa dolusu resmim çıkıyor... Yeditepe Gazetesinde her hafta bir sayfa çıkıyordu...
Yeşilay Dergisinde özellikle uzun saçlı bir resmimi kullanıyorlar...
Gazetede ise o resim çıkıyor...
Sitedeyse bu resim çıkıyor...
Hiç birinde ben ısrar etmiyorum yani illa bu resmim çıksın diye...
Ayrıca isteyene başkalarını da gönderiyorum, biliyorsun...
Aslına bakarsan çok da bayılmıyorum her yerde şu suratı görmeye... İster misin, sileyim bütün sitedekileri, eski zaman edebiyat dergileri gibi olsun sitemiz?..
:-)))
MUAMMER
İyi ki doğdun, iyi ki varsın kalbim benim...
AYŞE
YILDIZ
S...
MELTEM
Anneciğimin doğum günümde aldığı gümüş bileziğimi de takayım yarın...
Süslü püslü olayım:-)
A...
NURSAL
...
Doğduğunuz güne güller ekilmiş/
Kokusu bugüne gelmiş çok şükür/
...
Devam edemiyorum işte şimdi.
Belki daha sonra devamını da yazarım.
Yeni yaşınız hayırlı olsun Muammer Erkul.
Sevgiler bıraktım...
Dualarımla selamlar...
SULTAN YÜRÜK