Seyir Defteri - 19 Ekim 2008 (Yem ve dua)

 

Yem ve dua

Balık yakalamaktan hoşlanan adam ile, yanına aldığı küçük oğlunun; çıktıkları kısa tatilin hikayesini anlatmamı ister misiniz?..

Dinleyin bakalım:

 

Baba ve oğlu oltalarını göle atıp bırakmışlar.

Bir iki saat sonra, kaldıkları otelden tekrar kıyıya yürüdüklerinde; dört beş tane balığın yakalanmış olduğunu görmüşler...

"Baba, demiş çocuk heyecan içinde. Ben, bu balıkların oltaya takılacağını biliyordum..."

"Öyle mii, demiş adam. Peki nerden biliyordun?.."

"Çünkü dua etmiştim..."

 

 

Oltayı tekrar hazırlamışlar ve yemek saati geçmeden otele dönmüşler. Karınlarını doyurup kıyıya inmişler; ve oltaya yine dört beş tane balığın geldiğini görmüşler... Küçük çocuk gene heyecan içinde ve ellerini çırparak;

"Bu balıkların da oltaya takılacağını biliyordum" demiş.

"Bu defa nerden biliyordun" diye sormuş babası.

"Dua etmiştim" demiş çocuk...

 

 

Oltayı tekrar göle atmışlar ve otele dönmüşler. Fakat yatmadan önce göle indiklerinde görmüşler ki;

Balık malık yok!..

 

 

Başını iki yana sallayan çocuk;

"Biliyordum, demiş... Ben biliyordum bu defa hiç balık yakalanmayacağını..."

"Nerden biliyordun?"

"Çünkü dua etmedim."

"Peki niye etmedin?.."

"Çünkü, oltaya yem takmadığını hatırladım!.."

 

 

Hikâye bitti.

Bence biraz sonra tekrar okuyun...

Öğrencisinden sanayicisine, dedesinden torununa kadar pek çok kişi için alınacak önemli bir ders var çünkü içinde...

Dinlediğim zaman sizin aklınızdan geçenlere benzer düşünceler geçti benim de zihnimden. Toparlayıp yeniden anlattım. Çünkü ben, sen ve hepimiz; çok sulara pek çok oltalar atmış durumdayız...

Dualar da ediyoruz çoğu zaman; ama yemleri takmayı bazen unutuyoruz!..

Yeteri kadar sebeplere yapışmıyoruz yani...

.....

Küçük çocuğun hikâyesinden, hep beraber bunu hatırlayalım istedim...

  

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval