Seyir Defteri - 19 Temmuz 2008 (Altıncı aydönümü / masal olmak!..)
İnanın yazın kimseler bakmaz sanıyordum sitemizin yüzüne!
Yanılmışım;
Ne mutlu!..
:)))


Kimi köyünde fındık, zeytin, şefteli bahçelerinde veya ayçiçek, mısır, pamuk tarlalarında yahut üzüm bağlarında, sebzeliklerde, meyveliklerde... Kimi tur otobüslerinde, kimi plajlarda... Kimi veremediği sınavlara hazırlanıyor, sıkıntılı... Kimi de oflaya poflaya çalışmaya çalışıyor işyerinde, hem de bu sıcaklarda!
.....
"Kimin aklına gelir ki, diyordum yazın bizim siteyi açmak!.."
....
Yanılmanın da güzel olduğu zamanlar var!
:)))


Altı ay olmuş, sitemiz başlayalı....
Ocak ayının 19'uydu...
Temmuz ayının 19'unu gördük hep birlikte...
Ve 36600 sayısını...
Çok mu?
Çok...
Az mı?
Az!..


Aslında her yazı, her site, her iş, her hizmet "bir kişi" için yapılır...
Aslında masallar bile "bir kişi için" anlatılmıştır vakti zamanında...
Bizler de bir kişiyiz her birimiz ve bir kişi için yazıyoruz her yazıyı, bir kişi yapıyoruz her işi ama neticede "herkesin" oluyor eserler, işler, masallar...
.....
Var mısınız...
..hep birlikte;
MASAL olmaya?..


Bir varmııış, bir yokmuş... Mevlânın günü çokmuş...
İşte bu günlerden birinde; içinde küçük küçük, pembe kalpler bulunan bir site kurulmuş...
.....
İçinde pembe kalpli yazılar bulunan bu sitenin, ikiyüz kadar ziyaretçisi varmış kurulduğu aylarda sadece...
Ama işte bu masal, onlarla başlamış!
:)))


Masal dinlemek güzeldir...
Masalı anlatmak daha güzeldir...
Masalı yazmak, anlatmaktan da güzeldir...
Fakat, ya;
Masalı yaşamak?..
.....
Masalı; "önce yaşamak", benim her zamanki tercihim...
Sizin de var mı cesaretiniz bir masalı yaşamaya, bir masalın parçası olmaya, ve sonraki zamanlarda nesiller boyu anlatılmaya?..


Devlerin ve cadıların arasından geçer her zaman yollar...
Bakın, işte yine devler ve cadılar var her yanda!
.....
Bu hep böyleydi aslında ve bizler gibi bizlerden sonraki çocukların da dilinde hep pamuk prensesler olacak, beyaz atlı şehzadeler olacak, kırk yamalı dervişler veya kırk yaralı gaziler olacak...
Öyle değil mi?..
.....
Hadi, izin verin kendinize;
Masal olun...
Ki, asırlarca anlatılın!..
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
NEVİN
:-)
SNO
Yaşlansan bile eskimeyesin Muammer Erkul ve bütün sevgi ailesi...
SULTAN GÜL
Bu masalı yaşamak güzel şey gerçekten...
Bu masala dahil olanlardan haberdar olmak da öyle.
Oysa ben ortaokul yıllarımda içinde minicik kalpleri barındıran yazıları fark ettiğimde kimselerin haberi olmayan bir hazineyi keşfettim sanmıştım :-)
...
Bir konuda yanılmışım;
Hazine bulduğum doğruymuş, lakin kimselerin haberi olmayan bir hazine değilmiş bu... Benim o kimselerden haberim yokmuş!..
Keşfettiğim hazine masalımızın hazinesi ve varlığını öğrenip de mutlu olduğum kimseler masalımızın kahramanlarıymı ş meğer...
Bir varmıışşşş, hep varmıışşşşş, çünkü eğer sevgi gerçekten varsa hiç yok olmazmış... Sevgiyi bilenler var olduğu sürece devler, cadılar sevginin gücüne hep boyun eğmek zorunda kalırlarmış :-)
HERHANGİBİRİ
"Heeeyy gidi heeey! Ben o zamanlar çok gençtim. Henüz belimin bükülmediği, gözlerimin ferinin gitmediği talebelik yıllarımdı...
Bu kitap Üsküdar'da, diğerleri Sultanahmet'de imzalandı.
Bu gazeteyi yazı olduğundan Abi'm kendisi vermişti.
Sandıkta bir şey olmasın diye naftalinle sarıp sarmaladığım bu tişört de sitenin ilk zamanlarında hediye edilmişti.
Siteyi bir sabah maillere bakarken (kim bilir o zamanın gençlerine ne komik gelir demode olur mailler=) Muammer Abi'min mailin sonuna eklediği notuyla öğrenmiştim ..."
..diyerek torunlarımıza masalımızı anlatmaya başlarız.
:-)
Abim siz böyle "masal" deyince ben gelecekten çok kendi küçüklüğüme gittim, yazılarınızı ilk okuduğum günlere... Küçük bir çocuğun uyumadan önce illa her gece dinlemek istediği, dinlese bile tadı damağında kalan bir masal...
Masal dinlemeyecek kadar büyüdüğünde de bizzat dahil olabileceği bir masal...
Ve bize bu güzel masalı yazan biricik Muammer Abi'miz, teşekkürler:-)
Elbette en güzeli masalı yaşamak.
Bir güzellik daha var ki; iyi masalı iyilerle yaşamak... Yedicüce olmak vaaar, cadı olmak vaaar...
Allah-ü Teala hayırlarla dolu hayırlara giden nice ay-yıldönümleri nasip etsin inşâallah. Size ve tüm sevgi ailesine sevgiler, hürmetler:-)
KARAKALEM
- EVEEEEEEETTTTTT T!..
:-))))))
Yazı çok hoş olmuşş ya :-)
Nice 6 aylara hep beraber inşallah :-)))
KÜBRA BAŞER
HÜSEYİN
Ve dünyamızda yedi başlı devlerin, ağzından ateş, burnundan duman çıkaran ejderhaların, süpürgesiz cadıların ve benzerlerinin olmasına rağmen, hala yüreği sevgi ve umut dolu insanların da olduğunu görmek bana güç veriyor.
Masalları çok severdim, hala da seviyorum.
Ve burada ben de bir masal olmak istiyorum... Sevgileer...
ASLI
Kuşaktan kuşağa geçmesi temennilerimle....
"İnşallah dilimiz de değişmez de" anlarlar bu masalın kahramanını okuyanlar...
Çalışmalarınızd a kolaylıklar diliyorum.
Esenlikler Muammer Erkul.
Saygımla, sevgimle ve dualarımla selamlar...
SULTAN YÜRÜK