Seyir Defteri - Darende, Bülent Arınç, Hırvat maçı
(Bu yazı, gazetede yayınlanmıştı ve sitemizdeki Stop Köşesi 2008 yazıları arasına da konmuştu... Ama, resimleri de olduğıu için buraya tekrar koyduk...)
|
Bülent Arınç, Hırvat maçı, Darende... Ben de herkes gibi, bu yazıyı yazdığım güne (düne) kadar daha enteresan bir maç izlememiştim. Gruplar ikinci maçlarını yaparken söylediğim iki söz vardı: “Hırvatlardan çekiniyorum” ve “finale kalırsak İspanyolları yeneriz!” Hangi takımların finale kalacağını bilemiyorum elbette, ama yarı finalistlerden birini belirlemiş olan Hırvatistan maçımız başlarken yemekten kaçmamızın sebebi buydu.
Yedincisi düzenlenen “Somuncu Baba ve Hulusi Efendi Kültür Etkinlikleri” için Darende’deydik. Yemek masasının başında TBMM eski başkanı ve Manisa Milletvekili Bülent Arınç oturuyordu.
Tohma çayının kıvrıldığı köşedeki esrarlı bahçe kalabalık ve yemekler şahaneydi, ama gözümüz görmedi... Otelin salonuna geldiğimizde maçın 17. dakikasıydı, koltuklara dizildik. Önümüze çaylar çerezler geldi ve kendimizi maça bıraktık.
siyasetle işim olmasa da, Bülent Arınç eskiden beri sempati duyduğum az siyasiden biridir. Sıcaklığı, sükûneti, gönüllere nüfuzu diğerlerinden daha farklıdır, malum... Bilmediğimse futbol merakıymış, heyecanla ayağa fırlamaları, uzun alkışları, samimi tezahüratlarıymış... Üç dört saat yan yana oturduğumuz Sayın Arınç; oteldeki diğer gazeteci arkadaşlar; direklerin arkasına siperlenip pozisyonları kaçırmamaya çalışan garson ve görevliler; stadyumda, yurt içinde ve bütün dünyadaki dostlarımız hep birlikte “3. Viyana Kuşatması”nın zaferle sonuçlanmasını bekliyorduk.
Milli davaya dönen bu maç biterken golü yeyip çöktük aşağı! |
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)

Yorumlar
Ondaki tevazuu kaç siyasetçide görebilirsiniz ki başka?
Ağlayabilen bir siyasetçi, şiir okuyabilen bir siyasetçi.
Bizden biri.
O nedenle Muammer Erkul'un sempatisini de anlayabiliyorum ve ilk defa bu sitede yayınlanan bir fotoğrafı kıskanıyorum :-)
SULTAN GÜL