Semra Yorulmaz vefat etti
Acı haber tez gelir, derler. Sabahın 04'ü telefon çaldı...
"Yanlış anlamışlardır, haber doğru değildir" filan dedik!..
Zaman zaman olurdu, gece yine 01.30 sularında kasları sıkışmış Semra hanımın. Bu defa ağırmış, kaskatı kesilmiş.
Sonra kalbinde de anormallik başlamış, ambulans çağırmışlar. Hemen gelmiş araç ama "kalbi çalıştırsak bile beyin ölümü gerçekleşmiş" demişler...
Sık sık görüşüyorduk, gece bile Beylerbeyi'nde bahçede mangal yapmışlardı, her şey yolundaydı, haberdardık... Çağlar grubumuzdandılar. Zaten hanımlar grubu bu sabah (24 Temmuz 2011 Pazar) tekrar görüşecekti...
Ne kadar söylesek aynı kapıya çıkacak bu saatten sonra:
Elif ile Ömer annesiz kaldı, ve çocukluğumdan beri hep yakın olduğumuz Enver abimiz de hanımını kaybetti...
İnnâ lillah ve innâ ileyhi râciûn...

Semra hanım, inandığı gibi yaşamaya çalışan titiz, ölçülü, hamarat ve fedakar bir hanımdı.
Genç yaşta, ani ölüm haberi sevenlerini derinden sarstı.
Katılamayanlar da birer Fatiha-i şerif göndersinler en azından...
Cenazesi 25 Temmuz Pazartesi, öğle namazını müteakiben Küçükköy Berat camiinden kalkacak.
Mekanı cennet olsun, sevenlerine sabırlar diliyoruz ve hepimizin başı sağ olsun...
* * * * * * *
EK
Bugün 13 Eylül 2011 Salı.
Enver Yorulmaz abimizin annesi Hayriye Yorulmaz teyzenin de vefat haberi geldi.
Acı üstüne acı...
Allah rahmet eylesin.
Cenaze bugün ikindi namazını müteakip Adapazarı İhsaneyi camiinden kaldırılacaktır...
Dualarınızı bekliyoruz...
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Sevim
İnşallah ahirette buluşuruz ve bize şefaatçi olursun.
Seni çok özleyeceğim, dualarımızdasın pembeli kız...
Saadet E.
Bursalınurcular
Mevla sevdiği kulunu yanına erken alırmış derler ya, herhalde öyle bir şey oldu ve çocukluğumu yanında geçirdiğim (Zafer Dergisi yılları 1988-91 arası), ilk patronum, Enver Yorulmaz ağabeyimin, yaklaşık 9-10 ay önce tanıştığımız ve 1.5 hafta önce ailece yemek yediğimiz Semra ablamızın Hakka yürüyüşü, beni ve ailemi derinden müteessir etti.
Allah mekanını cennet etsin inşallah. Rabbım Enver ağabeyimize sabır ve göstermiş olduğu metanetini korumayı muvaffak etsin.
Muammer abi,
İnşallah o tespihi, Enver ağabeyin yeni müdürü olana kadar saklamanı istesem çok şey mi istemiş olurum. Zira şu an da konulabilecek en güzel hedef müdürlük hedefi olsa gerek...
Hakan Akkaya
Müslümanın ölümü gidene değil kalana zor. Hz. Allah geride kalanlarına sabır ihsan etsin.
BİLAL
Çok acı oluyor, acı derin oluyor; ama bu acıda kasvet, korku, karanlık olmuyor... (Kabus gibi, dehşet verici cenazelerden Allahü tealaya sığınırız.)
Bugün, Semra hanımın ardında da huzurluydu insanlar.
Güzel bir cenaze idi, kalabalık bir cenaze idi.
Uzak yakın, her taraftan, çeşitli insanları bir araya getiren bir cenaze idi...
Bir kaç yakın arkadaşımla birlikteydik.
Musalla taşıyla cenaze arabası arası çok yakındı ama bir elimle tabutunun altından desteklemek de kısmet oldu.
Semra Yorulmaz, hak hukuk konularına çok dikkat ederdi.
Çağlar organizasyonu konusunda da çok titizdi, hak geçmemesine azami dikkat ederdi. Hele vitaminler konusunda uzman olmuştu.
O hani derler ya "sözünün eri" çıktı. Çünkü bir ev almaktı hayalleri ve ÇağlarNetwork için de "ahir ömrümüzün işi" diyorlardı.
Uzun yol, ilk "şehidini" verdi böylece...
Hayırlı, mübarek olsun...
Bugün içim titredi yine "helallik isteyen" imam efendinin sesini duyunca...
Yoktur ama, varsa bile helal olsun hakkımız Semra ablamıza; zaten bizler kıyamete kadar helal ettik herkese...
Mekanı Cennet olsun inşallah.
Muammer
(Şimdi ismimi yazınca hatırladım, hem Enver abinin ve hem de Semra hanımın ağabeylerinin ismi benimle aynı, Muammer...)
Allahu teala sevdiklerine sabır versin inşallah.
habibe
Allah (c.c.), Semra Hanım'a rahmet eylesin.
Yakınlarına sonsuz sabır diliyorum.
Zehra Öner
Ben de bir program vesilesiyle Enver abiyle tanışmıştım ve Semra ablayı da orada görmüştüm.
Talebelik yıllarımıza denk gelen zamanda nasıl da talebeler için aşkuşevkle çalışmıştı.
"Talebelere iyi bakın, diye ablalara tembihlerini işitmiş. Yanına yaklaşıp: "Abla niçin bu kadar üzerimize titriyorsunuz? Demiştim. O da:
"Sizin buradaki anne ve babalarınız bizleriz. Anne ve babalar evlatlarının üzerine titrerler. Sen bunları düşünme. Sizler bizim yarınlarımızsın ız, tabii ki fedakarlık yapacağız" demişti...
Üniversitedeyke n yüksek lisans tezimde en başta bu muhterem hanımefendiden bahsetmiştim ve okuyan herkes hayranlıkla bu fedakar kadını gıyaben alkışlamıştı...
Mekanı cennet, ruhu şâd olsun, Efendimize sallallahüaleyh ivesellem komşu olsun inşallah.
Değerli büyüğüm Enver Yorulmaz abimize Yaradan'dan sabır, eş dost ve akrabalarına başsağlığı diliyorum...
Selam ve dua ile...
Erkan Yılmazer/izmir
Elbette her insan ölür fakat, insan tanıdıklarını sevdiklerini kaybedince bir başka gözle bakar oluyor herşeye... Tuhaf, ne bileyim. Semra Teyze'nin vefatı ani oldu, bir garip olduk, çok şaşırdık ve üzüldük...
Cemaate, hoca; 'Hakkınızı helal ediyor musunuz?' diye sorduğunda, cami avlusunun dışından kulağımıza gelen bu soruyu biz de cevapladık, dualar ve gözyaşlarıyla... Helâl olsun elbette Semra Teyzeciğim. Mekanın cennet olsun...
Rayet Su
Rabbim kalanların yüreklerine ferahlık versin.
Havva
Sonraki yıllarda hep yakındık. Cağaloğlu'nda Zafer Dergisi ve Zafer Ajansta çalıştık. İlk kitabım Bul Beni'yi o bastı. Son bir buçuk yıldır da Çağlar'da birlikteydik.
Enver abi geç evlenmişti. O yıllarda Zafer'deydi ve işleri çoktu. Evlenme kararını nasıl verdiğini ince ince dinlemiştim. Bir düğüne gitmiş ve orda bir kız göstermişler. O da "mümkünse şu pembeli olsun" filan demiş. Ve zöz olmuş...
Rahmetli Kazım abinin ofisinde yalnızız anlattığında.
Dinlerken bir ara ismini unuttum, o zamanlar meşhurdu ya "Semra Özal'dan hatırla" demişti...
Son bir buçuk yıldır Çağlar vesilesiyle her gün konuştuk, her hafta görüştük...
Maksimum seviyeye %25 ulaştıklarından sonra onları Fethipaşa Korusundaki köşke, bir akşam yemeğine davet etmiştik. Aile olarak fotoğrafları da sitede var...
İşte o gün gelirken bir kaç hediye de getirmişlerdi.
Bana getirdikleri hediye küçük bir kese içindeydi.
Kehribar, 33'lük ve üstelik rengi yerine gelinceye kadar da çekilmiş kıymetli bir tespih...
Şu anda masamın üzerinde duruyor.
İşte Semra hanımın bu hediyesini, bu tespihi kullanacak birine hediye etmek için yanıma alıyorum.
Sahibi, beni bulsun...
Şimdi cenazeye gitmek için çıkıyoruz...
Muammer
Ünsal Cenay
NURSAL
HALİD
esk.ayşe