O & Ben (Talebe ağlar, hoca himmet eder...)



O:
Savaşçı açıldı
CHarşaf'la, Yağmur'un ikisinde de Yağmur açıldı
Ben: Hangi adresinden?
Gmail mi hotmail mi?
O: Aaa burda mıydın :)
Gmail.
Site de açıldı.
Ben: Evet ve hotmailse... Ya hotmailler gene problemli :)
Ben çıkıyorum...
O: Bunu hotmailime yönlendirsem ordan açılmaz mı ki?
Ben: Sevgiler selamlar...
O: Bi deneyeyim.
Sevgiler :)
Ben: Dün o kadar çok uğraştım ki saatlerce, boynum haşat gene...
Dua et bana, ben de sana edeyim.
O: Canıım, Allah iyilik versin.
Ben: Hadi bakalım sevgiler.
:) Amiiin.
O: Etmezsem etmez misin? :)
Dua yani...
Ben: Etmesen de ediyorum zaten.
İster eeeet, ister etme :)
O: Ben de ediyorum, gerçekten...
Dua ettiğim zaman ama...
Ben: Yakın buluyorsun kendini de mi?
O: Son soruyu anlayamadım abicim, sana yakın bulmak mı?
Ben: Kime dua edersen ona yakın hissedersin kendini, öyle değil mi?.. Bunu demiştim.
O: Aaa, evet... Öyle oluyor gerçekten, hiç düşünmemiştim...
Ben: :)
O: Önce yakın bulup sonra da dua edilebiliyor, de mi?
Dua edilince de daha yakın bulunuyor...
:) Yakınlaşmak duayla çok bağlantılı yani.
Hımmm...
:)
Ben: Bunun için büyükleri hatırlıyoruz, onların ismini söyüyoruz, onları anıyoruz...
Salevât-ı şerife söylemek gibi yani...
Düşün, anlayacaksın...
İlgilenmek gibi...
Bir bebekle ilgilenmeye başla aklından çıkmaz, aklından çıkmadıkça da onunla meşgul olursun...
O: Evet :)
Ben: Halbuki çok bebek/çocuk, insan vardır ama senin bağlantılı olduğun biri veya bir kaçıdır.
Yani kalbin ona bağlanıyor.
Kalbin bağlı olması sizi bir kılıyor.
...
Bunun gibi düşün...
O: Çok tatlı :)
Ben: Dua ettiğin kimse sevdiğin kişidir, veya iyiliğini düşündüğün kişi...
O: De mi...
Ben: Hem küçükleri düşün ve küçüğün sana bağlılığı, muhtaç olduğu gibi; düşünceni çevir ve tersini düşün...
Yani kendini bebeğin yerine koy ve büyüklere olan muhtaçlığını düşün...
O: Kötülüğü görülene dua edilince de, kalp ona karşı yumuşuyor, acımaya dönüşebiliyor...
Ben: İşte bu muhtaçlık belki de çağırır onların şefaatini. İnşallah...
Bebek ağlar, ona bakanlar koşar imdadına...
O: İnşallah...
Ben: Talebe ağlar, hoca himmet eder ve çözer sıkıntısını...
En kötüsü ne biliyor musun?..
O: Ne?
Ben: Bazısı hocam der ama yapmamak için sorar!
Allah korusun!
O: Amiiin...
Ben: Hadi ben gidiyorum...
O: Ha abicim,
hotmaile yönlendirdiğim orda da açıldı.
Ben: İnşallah çözeceğiz onu da :)
Dua beklerim; kim, kimden belli olmaz.
O: Edicem...
Ben: Haydi hoşçakal...
O: kolay gelsin :)
Ben: :)
O: Güle güle

( 24/11/2008 )

Yorum ekle

MESAJ YAZMADAN ÖNCE:


Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.


Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
  • Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.

  • Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.

  • 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.

  • 'Herkez' denmez 'herkes' denir.

  • 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.

  • 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.

  • 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.

  • 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.

  • 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.

  • 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.

  • 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.

  • 'v' yerine 'w' yazılmaz.


'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)


SİTEDE ARAMA

© muammererkul.com   Yayına başlangıç tarihi : 19 Ocak 2008    İletişim: muammer@muammererkul.com

JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval