Mektuplar / Önceliklerimin bilincindeyim...
Merhaba Muammer abim.
Dilerim ki iyisinizdir, sıhhatiniz yerindedir inşallah. :) Bu gülücükler komik yahu, ama ben gülümseyemiyorum, taşlaştım gibi hissediyorum. Karşılaştığım insanlar, (bebişler hariç :) öcüymüşüm gibi bakıyorlar suratıma. Hissediyorum tavırlarından, kurulan cümlelerinden. Korku, endişe beliriyor gözlerinde, rahatsız ettiğimi biliyorum ama ne yapabilirim?
Bu şekilde olmazsa da harcamaya çalışıyorlar. Ben daha fazla kırmak, kanatmak istemiyorum ama bu insanlar menfaatleri için önce gülüyor, senden gülümsemeyi alınca da çakıyor olmadık yerden. Etkiye tepkiyi gösterdiğimde ise; istenmeyen durumlar oluşuyor.
Önceliklerimin bilincindeyim, sıkıntılı olduğumda dualar okuyorum. Aklıma güzel olan hatıralarımı getirmeye çalışıyorum. Bazı anlarda kontrolümü kaybediyorum. Öfkemi yenemiyorum. Yaklaşık olarak üç yıldır bu artarak devam etmekte.
Doktor dersen abicim ilaç vermekten, uyuşturmaktan başka bi hareketleri yok...
Levent Kervan


CEVAP:
Bize gelen mektupları artık MEKTUPLAR bölümünde yayınlıyor ve orada cevaplıyoruz.
Bilginiz vardı, değil mi? Anlatayım bak:
Düzeni bozacak, çevreye rahatsızlık verecek mektupları...
Açık reklam, siyasi propaganda veya bizlere uymayan fikirleri empoze etmeye çalışan satırları ise hiç yayınlamadan siliyoruz...
Bu durum, okunması lazım gelen satırların daha çok kimseler tarafından okunmasını sağladığı gibi...
Okunması lazım olmayan mektuplarla meşgul olmamıza da mani oluyor.
Belli ki ömrümüzün bir sonu var ve harcayabileceğimiz zaman sınırlıdır. Bir anlamda kontrol mekanizması...
:)
Sizlere ve bütün hastalarımıza şifalar diliyor,
ve bizleri anlayacağınızı biliyoruz...
Muammer Erkul
| < Önceki | Ana Sayfa | Sonraki > |
|---|
Yorum ekle
Dikkat : Buraya yazdığınız yorumlar, onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır. Yorumunuzda, gerekli görüldüğü takdirde değişiklik, düzeltme vb. yapılabilir. Yorumunuz hiç yayınlanmayabilir. Bu konuda anlayışlı olmanızı rica ediyoruz.
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar:
- Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
- Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
- 'gelcem, gitcem, gidiyom' denmez 'geleceğim, gideceğim, gidiyorum' denir.
- 'Herkez' denmez 'herkes' denir.
- 'bU şEkiLDE' yazmak sadece okuyanı yorar.
- 'Yanlız' değil 'Yalnız' denir.
- 'ğ' harfi 'g' şeklinde yazılmaz.
- 'Dahi' anlamındaki 'de' ayrı yazılır. Yani 'Bende, sende' denmez, 'Ben de, sen de' denir.
- 'Geldimi?' yazılmaz 'Geldi mi?' yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. 'OKmi?' değil, 'Tamam mı?' denir.
- 'ahmet, belgin, duru' denmez. 'Ahmet, Belgin, Duru' denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
- 'ki' eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktim ki.. gibi.
- 'v' yerine 'w' yazılmaz.
'Vazgeçtim, yazmıyorum' demeyin. Öğrenmesi çok kolay ;-)
Yorumlar
Bunu aynen kopyalayıp YORUMLARA ekle...
Bak neler yazmışlar, ciddi bir yazı o...
Sevgimle
M:)
.........
Abim :) Sağolasın...
Teşekkürler düşünceleriniz tavsiyeleriniz için. Duyarlı olmanız ayrı bir güzellik (H...)
İçinde bulunduğumuz bazı nedenlerden dolayı, izin yapmak gibi bir lüksümüz maalesef bulunmamakta... (Üç gün izinliydim çağırdılar )
Fırsat buldukça sitemize sevgi ailemize dahil oluyorum. Sevgiyi bilenlerin sitesine.
Saygılarımla
Birşeyler ortaya koydukça kendiniz de rahatlıyorsunuz , çevreniz de.
Sizin tabirinizle "olmadık yerde çakanlar" çakmıyorlar artık.
Zaten, kimse kimseyi kolay kolay "harcayamaz" aslında. Biz kendimizi harcanacak bir metâ olarak insanların ellerine verdiğimiz için oluyor bu çoğunlukla.
Bir başka misalle; biz kendimizi paspas gibi yere attığımız için çiğneniyoruz başkaları tarafından...
Bulunduğunuz durumun çok zor bir durum olduğunu biliyorum. Ben (çoğu arkadaşımız gibi) bulunduğum bu adres vesilesiyle birçok sıkıntımdan kurtuldum. Sizin de en kısa zamanda kurtulmanızı diliyorum.
Ama bunun için en başta, (en azından antidepresanlar ı kullanmaktaki hassasiyetimiz kadar) Muammer ağabeyimizin yazdığı/söylediği tavsiyeleri de uygulamamız gerekiyor.
Şifalı günler...
Psikiyatrlar, dediğiniz gibi ilaç verir, işi de odur hatta...
Psikologlar ise içinizde bir yerlerde zaten olan, fakat şimdilik uykuya dalmış (yahut baygın düşmüş!) olan olumlu hislerinizi canlandırmak için telkin verir bir nevi... (Hatta psikoloğunuz bozuk düşünceli biriyse, kendi bozuk düşüncelerini de size empoze eder/etmeye çalışır bu arada!)
Birincisi, şu an bulunduğunuz bu adres, çok doğru bir adres...
(Kendim çok yaptığım için söylüyorum bunu) Ama bu adresi, kendimizin bulunduğu kör noktaya çekmeye değil de, biz onun bulunduğu ferah noktaya çıkma gayretine girmeliyiz. Ancak bu gayretin içine girdikten sonra o kör noktadan çıkmaya başlıyorsunuz.