Arama
Ara:

Arama anahtar sözcükleri hasret

Toplam 12 sonuç bulundu.

Marmara Denizi’ne bakıyorum. Hava sıcak. Hava nemli. Havada garip bir hüzün kokusu... Dalgalar yavru kedilerin dilleri gibi, minik uzanışlarla sahili yalıyor. Martılar süzüm süzüm havada, sanki ...
Meyve sepetinin başına oturmuştu adam. İçinden bir elma seçiyor, kabuğunu soymadan dörde bölüyor... Bu parçaların çoğunda gözüken kurtlu kısımları bıçağıyla çıkarıyor... Ve ancak ondan sonra bir tabağın ...
 Farkında mısınız; hemen hemen bütün çekişmelerin öncesinde beklentiler ve neredeyse bütün beklentilerin sonrasında da çekişmeler var! Bunun şiddeti ise; kimden beklediğin ve beklentinin çokluğuyla ...
Biliyor musun, belki de “şu an ne yaptığından” daha önemli olan; “neye hazır” beklediğin! Kızmaya hazır bekliyorsan, kızacaksın; hoş görmeye hazır bekliyorsan, hoş göreceksin; ...
Beyaz tahtanın üstünde kara nokta veya karatahtada tebeşir beyazı... ..... Çoğu şey zıddıyla aşikâr olur: Beyaz süte düşen karasineğe bakar herkes, sanki başka sinek yokmuş gibi dünyada! Köle ben ...
Bir başınayım ve bir başıma yaşamaya çalışıyorum bir başına yalnızlıkları; ...sen gibi! Bir başınasın ve bir başınalığın benim bir başınalığımla benzeşiyor! Birer kişilik hayatlar; birer çivi gibi ...
Mecnun olmak bir “makam”dır; dişlerin sıkılma hâlidir! Sus!.. Kenetlenmiş çenenden, “kendini” sızdırırsan dışına; kıvam bozulur... Çünkü “mecnun” olanın ...
Bütün ömrü aynı duayla geçmişti: “Allah’ım beni kurtar, diyordu... Layık olduğum hayat bu mu? Çaresizlik denizleriyle çevriliyim. Sıkışıyorum. Toprak ile bulutlar arasına sığamıyorum!..” ...
  Kervanın yolcuları, konağın ilerisinden geçen yolun kenarında durmuş, Mecnun’u bekliyorlardı. Çünkü geniş bahçenin cümle kapısına doğru giderken, sağında kalan ağaçların altındaki gül ansızın ...
10. Namlu gözü [11 Temmuz 2010 Pazar]
(Stop Köşesi/2010)
İçimde, acıtmıyordun canımı. Alışmıştım belki de böbreğimde taş gibi, külümde köz gibi, cebimde koz gibi... Hissediyordum hep, yokladıkça... Ve bir gün, mermi gibi çıktın, içimi boombooş bırakarak; ...
  Akşam oldu... Fincanların dibine çöken telveye benzer bi’şeyler var içimde; öksürsem, acı bir kahve tadı. Akşam oldu... Zannediyorsun ki; bir sıradan gün daha bitti! ...
Canımda acılar; bozkıra dökülmüş yağmur gibiyim! Bulutlara tütsem... Veya toprağa emilsem, kim bilecek yalnızlığımı? Çoook uzaklardaki kimler: “Başıma damlayan bu yaş, kim bilir hangi ...
JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval